(Photoline Dergisi Şubat 2014)

Galaksimizde yaklaşık olarak 320 milyar tane yıldız vardır. Bizlerin çıplak gözle görebildiği yıldız sayısı 4 bin kadardır. Tabi ki bu rakam zifiri karanlıkta ve birkaç km civarda herhangi bir yerleşim biriminin olmadığı yerlerde mümkündür. Şehir merkezlerin de ise ışık kirliliğinden dolayı gökyüzünün en net göründüğü zamanlarda bile görebileceğimiz yıldız sayısı 40 ila 50 arasındadır.

Dünyamıza en yakın yıldız güneştir. Güneşin, gece gökyüzünde gördüğümüz yıldızlardan hiçbir farkı yoktur.  Ay dünyamıza 384 bin kilometre uzaklıktayken,  güneş ise 150 milyon kilometre uzaklıktadır. Işığı dünyaya 8 dakika sonra ulaşmaktadır. Ve trilyonlarca kilometre uzaklıkta ki diğer yıldızların ışıklarının dünyaya ulaşması, yıllar sürebiliyor.

Ve bu yıldızlar devasa teleskoplar ile incelenip fotoğraflanıyorken, bizlerin de kullanıyor olduğumuz DSLR fotoğraf makinelerimiz ile fotoğraflamamız mümkün. Gökyüzünde ki yıldızları gözümüzün gördüğü gibi hareketsiz olarak çekebildiğimiz gibi,  uzun süre pozlama yaparak yıldızları izleri ile birlikte de çekebiliriz.

İyi Bir Mekan Birinci Öncelik

Yıldız fotoğrafı çekebilmenin en önemli hususu iyi bir mekan bulabilmektir. Çekim yapılacak mekan ne kadar karanlıksa, fotoğraflanabilecek yıldız sayısı da o kadar fazla olacaktır. Ama ilk akla gelen “Yazlığın oraları oldukça karanlık”, maalesef yeteri karanlık için ideal olmuyor. Yalnızca çekim yapılacak alanın zifiri karanlık olması yetmiyor. Üç ayağı açacağımız yerin birkaç kilometre yakının da hiçbir yerleşim birimi olmaması gerekiyor. Kadraja dahil olmasa bile küçük bir yerleşim biriminin ışıkları dakikalarca uzattığımız çekim de gökyüzün de istenmeyen aydınlıklara sebep oluyor. Bu yüzden seçilen mekanlar şehir dışlarında, ıssız ve doğa ile baş başa oluyor. Çekim alanına gece gitmeden evvel mutlaka hava aydınlıkken gidilip hem güvenlik hem de kadraj için gözlem yapılmalı.

Hangi Ekipmanlara Sahip Olmalıyız?

Mekanımızı belirledikten sonra sıra ekipmanlarımızı hazırlamaya geliyor. Geniş açı lensler manzara fotoğrafçılığının vazgeçilmezi olduğu gibi, yıldız fotoğrafçılığında da çok gerekli. Özellikle de açık diyaframa sahip olanlar. Pozlama süreleri uzun olacağı için, o süre zarfında rüzgardan etkilenmeyecek, makine ve objektifin dakikalarca baskısına cevap verecek sağlam bir üç ayağa da ihtiyacımız olacak. Ve çekimi “Bulb” modunda yapacağımız için pozlamayı başlamaya ve bitirmeye yarayacak uzaktan kumanda ve ya kablo deklanşörümüz olmalı. Ekipman olarak minimum ihtiyacımız bunlar.

Ben çekime giderken çantamda mutlaka bir el feneri, bir tane de kafa feneri bulunduruyorum. Yağmurluk ve fazladan bir polar, yedek batarya, yedek hafıza kartı ve pusula kesinlikle yanımda oluyor. Ayrıca pek kullanmasam da harici flaşı da yanıma alıyorum. Tabi kalabalık çekimlerde flaş kullanılacaksa diğer herkesin pozlamasının bittiğinden emin olup flaşı öyle kullanmakta fayda var.

Gökyüzünde Ay ve Bulut Olmamalı

Mekan ve ekipman tamam olduktan sonra “Ay” durumuna göre çekim tarihi belirliyoruz. Ay’ın hiç çıkmadığı, ya da erken saatlerde battığı günler çekim için uygundur. Dolunay gökyüzünü fazlasıyla aydınlattığından, pozlama süresi düştüğü için tercih edilmez. Bunun dışında bulutları da iyi takip etmeliyiz. Yaşadığımız yerde hava bulutsuz dahi olsa, çekim alanına yakın yerlerde bulunan kişiler ile irtibata geçip, yola çıkmadan evvel bilgi edinmek çok önemli. 1-2 saat yol gidip bulutlanan bir gökyüzü ile karşılaşmak oldukça sıkıcı oluyor.

İlk Yapmamız Gereken Kutup Yıldızı’nı Bulmak

Şartlar uygun olup da çekim alanına gittiğimiz de yıldız ışıkları ile baş başa kalıyoruz. İlk yapmamız gereken kutup yıldızını bulmak. Bilimsel adı Polaris olan ama Demirkazık, Şimal yıldızı, kuzey yıldızı olarak da bilinen kutup yıldızı dünyadan 650 ışık yılı uzakta ve güneşten 3 bin defa daha parlak olan bir yıldızdır. Güney yarımkürede yaşamadığımız için görmemiz mümkündür. Büyük ayı, yıldız kümesinin üstteki iki yıldızının doğrultusunu takip ederek kolayca bulunur. Küçük ayı, yıldız kümesinin kuyruğundaki yıldızların sonunda yer alması sebebiyle de kolayca tespit edilebilir.

Kutup yıldızı dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğundan gün boyu yer değiştirmez ve hep kuzeyi gösterir. Diğer yıldızların da gökyüzünde ki yerleri sabittir. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönme hareketi  ve güneş etrafında dolanma hareketi yapması nedeniyle yıldızlar gökyüzünde dönüyormuş gibi görünür.

Dünyanın dönme ekseninin kuzeydeki, yani bulunduğumuz yarım kürede ki uzantısı kutup yıldızından geçer. Bu nedenle sadece kutup yıldızının gökyüzündeki yeri sabittir. Bulunduğumuz yarım küreden, diğer yıldızların kutup yıldızı etrafında daireler çizerek döndüğünü görürüz.

Makine Ayarları Nasıl Olmalı?

Kutup yıldızını da bulduktan sonra uzun pozlama için son ayarları yapmalıyız. Her türlü titreşime maruz kalmamak için makinemizin askı kayışı sökülü olmalı. Üçayağımızı da elverdiği ölçüde alçak seviyede kullanmalıyız. Objektifimizi manuel olarak sonsuz netlemeye almalıyız.  Elimizdeki fenerler ile civarda ki bazı noktaları aydınlatarak kadrajı ayarlamalıyız.

Hem netlik hem de kadraj kontrol’ü için makinemizin iso değerini oldukça yükseltip 20-30 saniyelik kısa bir çekim yapmalıyız. Kadrajı hiç bozmadan LCD ekran üzerinden görüntüyü detaylıca incelemeliyiz. 30 dakika pozlama yapıp, kadrajda aracın yarısının görünmesi, hemen ön tarafta fotoğraf çantasının unutulmuş olması, ya da istenmeyen bir cismin kadrajda bulunması hiç hoş olmaz.

İlk Fotoğrafta Kısa Pozlama Yapmanın Amacı

Yaptığımız bu kısa pozlamanın kadraj kontrolü dışında başka bir özelliği daha var. 20 saniye pozlama yaptık ve pozlama bitiminde LCD ekranda görüntüyü hemen göremiyorsak makinemizin “Noise Reduciton” özelliği açıktır. Kısaca NR diye bahsedeceğim bu özellik, fotoğraftaki gürültüyü azaltıp karta o şekilde yazıyor. Dolayısı ile 20 saniyelik çekimi yaklaşık 20 saniyede temizleyip karta yazıyorsa, 30 dakikalık çekimde de yaklaşık çekim süresi kadar temizleme yapıp fazlası ile vakti kaybetmemize sebep olacaktır.  O yüzden yıldız pozlamalarında, “High Iso Speed Noise Reduction”, “ Long Exposure Noise Reduction” ve “Active D-Lightning” gibi tüm özellikleri devre dışı bırakıyoruz.

ISO, WB ve Diyafram Değerleri

Kadrajımız düzgün ve net, makinemizin tüm özellikleri kapalı, üçayağımız yere sağlam basıyorsa makinemizi son kez kontrol edip fenerlerimizi söndürüp çekime başlayabiliriz. Öncelikle yükselttiğimiz iso’yu tekrar düşürmeliyiz. Perde hızı ayarı “B”-Bulb modunda, diyafram ayarımızda objektifimizin elverdiği en açık F değerinde olmalı. F:2.8, F:3.5 ve F:4 yeterli olacaktır. Fotoğrafları mutlaka RAW formatında çekecek olmamıza rağmen ben yinede beyaz ayarını “Tungsten” olarak ayarlamanızı tavsiye ediyorum.  AUTO beyaz ayarı gün ışığına yakın Kelvin değerleri vererek gökyüzünün turuncuya yakın bir renkte görünmesine sebep oluyor. Uzaktan kumanda çekim ayarına aldıktan sonra da tüm ışık kaynaklarımızı kapatıp kumandamızın düğmesine basıyoruz.

Hiçbir Işık Kullanmamalıyız

Çekim süresince asla ışık kullanmamalıyız. El feneri, arabanın iç lambası, cep telefonunun ışığı… Işık az bile olsa özellikle makinenin arkasından gelen ışık geniş açı kadrajımızda makinemizin kendi gölgesinin oluşmasını sağlar. Bu istenmeyen bir görüntüdür.

Bazı makinelerin LCD ekranın da çekim süresi yazar. Oradan kontrol edebiliriz. Bazılarında ise üst LCD ekranda yazar. Buradan kontrol etmek biraz risklidir. Çünkü görmek için ya bir düğmeye basmamız gerekir ya da ekrana ışık tutmamız. Bunlarda titreşim ya da ışık yüzünden fotoğrafın bozulmasına neden olabilir. O yüzden pozlamayı saatimiz ile kontrol etmek daha uygundur.

Sabretmek İyidir

Özellikle ilk çekimlerde süre çok yavaş ilerler. Etrafını incelersin, sağa sola birkaç adım atarsın, su içersin, etrafı tekrar incelersin, makinenin yanına gidip acaba çekiyor mu diye kontrol edersin saatine bir bakarsın ki henüz 3 dakika geçmiş. Sabretmek iyidir, ne kadar sabrederseniz o kadar daha uzun yıldız izleriniz olur.

Çekim süresi dolduğunda pozlamayı bitirip LCD ekranda ki görüntüyü gördüğünüz de değişik bir mutluluk yaşabilirsiniz. Çünkü normal bir fotoğrafın dışında, bu sefer göz ile gördüğünüz ile çektiğiniz fotoğraf arasında oldukça büyük bir fark vardır. Ve hareketlerini görüntülediğiniz yıldızların aslında onlarca yıl evvel ki hareketlerini görüntülediğinizi bilmek inanılmaz bir duygu.

Muhtemelen en güzeli,  yıldızları kutup yıldızı etrafında döndürmek olsa da (FOTO 3), farklı kadrajlar ile farklı görüntüler elde etmek de mümkün.  Örneğin, kutup yıldızını çektiğimiz kadrajı 180 derece ters tarafa çevirirsek çok farklı bir görüntü elde ederiz. Çünkü bir güney yıldızı olmadığı için, kutup yıldızı etrafında sağa dönen yıldızlar ile sola dönen yıldızlar güney de kesişerek birbirlerine zıt izler bırakıyorlar. (FOTO 4)

 

Samanyolu’nu Fotoğraflamak

20’şer 30’ar dakikalık pozlamalar ile yıldız izlerini görüntüledik. Peki ya gördüğümüz görüntüyü, hatta Samanyolu’nu da fotoğraflamak istiyorsak? (FOTO 5 ve FOTO 6) Aslında bunun içinde kullandığımız ekipman oldukça uygundur. Geniş açı ve 2.8 diyafram açıklığında lensler Samanyolu’nu görüntülemek için oldukça idealdir. 4 diyafram açıklığında lens kullanıyorsanız pozlamayı biraz daha uzun tutmalısınız. Uzun tutmanın da dezavantajı yıldızların noktadan ziyade hareketlenip virgül görünümüne dönüşmüş olmasıdır.

Deneyimlerim ve Bazı Söylentiler

Kimisi dijital makineler ile uzun süreler pozlama yapılamayacağını söyler. Hatta kimisi ND filtreler ile birlikte yapılmış uzun pozlamaların (ki ortalama 60 saniye) makinelerin sensörüne zarar verdiğini söyler. Fotoğraf makineleri ile 1 saat video kaydı yapıp, 15 dakikalık pozlama yaptığım için benim makinemin artık iş yapmayacağını söyleyen birçok tanıdığım var.

Elbette kullandığımız makinelerin bir sınırı var. Maksimum 20-30 dakika arası çekimlerde bir sıkıntı olmayacağını belirtiyorlar. Birkaç kez 45 dakikalık çekimler yaptım. Herhangi bir sorun ile karşılaşmadım.

Dijital Makine Yerine Filmli Makine

Fakat bir müddet sonra 45 dakikanın da bana yetmediğini fark ettim. Daha uzun sürelere çıkabilmem için sensörüne zarar gelmeyen, dolayısı ile sensörü olmayan bir makine lazımdı bana. O yüzden filmli bir makine kullanmaya başladım. Sonuçta en fazla filmim yanar.

Önceleri negatif filmler ile pozlama yaptım. Daha sonra pozitif yani dia filmlerin renk sapmalarına karşın daha başarılı olduklarını gördüm. (FOTO 7 ve FOTO 8) Son iki senedir pozlamalarımı halen hem dijital hem de analog olarak devam ettiriyorum. Film ile 130 dakikaya kadar pozlama yapmış olsam da, banyo ve tarama işini başkasına verdiğimizden dolayı biraz hayal kırıklığına uğradım.

Tost Tekniği İle Uzun Pozlama Yıldız Fotoğrafları Çekmek

Sıra, yıldız ve yıldız izi fotoğraflamak için benim şahsen beğenmediğim bir tekniği anlatmaya geldi.  Tost tekniği olan ve ardı ardına çekilmiş fotoğrafların edit programı ile birlikte birleştirilmesinden elde edilen uzun pozlama yıldız fotoğrafları. Bu teknikle ilk başta olmaz dediğimiz “yazlıklarda” çekim yapılabiliyor. Biraz karanlık ve biraz yıldız olması yetiyor. Time laps kumanda alarak fotoğraflar arası zaman kaybı olmaksızın çekim yaparsak yıldız izlerinde sıkıntı olmaz.

Jpeg olarak F:4 30 saniye ve iso 1600 ile çektiğim 120 adet fotoğrafı ücretsiz sahip olabileceğimiz startrails isimli program ile birleştirdim. Oldukça hızlı çalışan programda, değişik birleştirmeler de yapılabiliyor. (FOTO 9)

Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Son olarak yıldız pozlamaların da sıkça yapılan hataları tekrar hatırlatmak istiyorum.
* NR’yi açık bırakmak.

* Active D-Lightning özelliğini açık bırakmak.

* Ayna kilidi kullanıp, kablo deklanşöre bir kez basıp çekim başladı sanmak (Her mod’da olmuyor)

* Objektifin kapağını kapalı unutmak.

* Deneme çekimi yaparken kullanılan yüksek iso’yu düşürmeden uzun pozlamaya başlamak.

 

Yıldızları fotoğraflamak biraz sabır gerektiren ama oldukça keyifli çekimlerdir. Fotoğraf çeken herkesin mutlaka denemesini tavsiye ediyorum. Tüm fotoğraf severlere bol yıldızlı fotoğraflar diliyorum.

*Berkin Tuncar

http://www.photoline.com.tr/yildiz-fotograflari-nasil-cekilir/