Bu ay sizlere Bodrum’un en gözde yerlerinden birisi olan, çok gidilen ama ismi az bilinen bir yerden bahsedeceğim. Özellikle tatilcilerin çok iyi bildiği, Bodrum’un en iyi beachlerinden birisinin bulunduğu bir yarımadadayız. Evet Yalıkavak Palmarinanın tam karşısında, Küdür’deyiz.

 

Bu yıl Küdür’e 2 kez gittim. Birincisi yaz başında, ikincisi de yaz sonunda. İşin doğrusu son gidişimde oldukça acele ettim. Bunun sebebi de yazının ilerleyen kısımlarında kendisini oldukça belli edecek. Yazın nasıl oluyor gerçekten bir fikrim yok fakat sezon dışında tam bana hitap ediyor. Sessiz, sakin doğa ile iç içe.

 

İlk gittiğimizde aniden bastıran yağmurlar yüzünden bir çok çekimi yarıda kesip kendimizi arabaya zor atmıştık. O yüzden bu sefer yağmurlar henüz başlamadan gezimizi tamamlamak istedim. Üstelik bu sefer arabamızda yoktu. Güzel bir sonbahar sabahı (ki Kasım ayı sonu olmasına rağmen sonbahar Bodrum’a  halen tam anlamıyla gelmedi) Yalıkavak Palmarina da deniz kenarında kahvelerimizi içtikten sonra yürüye yürüye Küdür’e doğru yola koyulduk. Hem sezon sonu olmasından, hem hafta arası hem de sabah olmasından dolayı fazlasıyla sakin bir Yalıkavak turundan sonra Küdür yarımadasına ulaştık.

 

Aslında Küdür’de kışın yapılacak pek bir şey yok. Şu an kapalı olan meşhur Xuma Beach’i geçtikten sonra yol ikiye ayrılıyor. Yarımada olduğu için ne taraftan gidersek gidelim devamında yine aynı noktaya çıkacağımız için ilk etapta sağ taraftan gitmeyi tercih ettik.

 

1.derece de doğal ve arkeolojik sit alanı olan Küdür Yarımadası, Akdeniz Foku’nun da önemli yaşam alanlarından bir tanesi. Hatta bu yazıyı yazmak için internette Küdür ile ulaşabildiğim çok az bilgilerden, TC Orman ve Su işleri Bakanlığı’nın “Muğla İli Milas-Bodrum İlçeleri Kıyı Şeridi Dahilinde Akdeniz Foku (Monachus monachus)Tür Koruma Eylem Planı” kitapçığında şöyle yazıyor.
“Akdeniz Fokları açısından hassas ve öncelikli korunması gereken habitatlar;
7. Küdür Yarımadası, Akdeniz Foku’nun yaşama ve üreme alanıdır. Bu alan Akdeniz Foku için en önemli hassas ve korunması gereken alandır. Küdür Yarımadası, 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak koruma altındadır.”

 

Bu kadar önemli bir nokta olmasına rağmen Akdeniz Foku görebildiniz mi diye sorarsanız maalesef hayır cevabını vermek zorunda kalıyorum. Çünkü Sit alanı olmasına rağmen yapılaşma ilerlemekte ve Akdeniz fokları insan faaliyet alanlarından uzak ıssız yerlerde yaşamaya çalışıyorlar.

 

Yürüyüşümeze devam ederek Küdür Halk plajı’na varıyoruz. Evet, eğer ücret ödeyerek bir beach’e gitmek istemiyorsanız aynı denizi ücretsiz kullanabileceğiniz bir halk plajı da mevcut.

 

Bir hayli yürüyüp başladığımız yere geri döndükten sonra biraz da diğer tarafa doğru yürümemiz gerekiyordu. Araba için yollar ne kadar kötü olursa olsun, yürümek hem çok yorucu hem de oldukça uzun sürüyordu. Ve genellikle açık bir alan olduğu için yürürken neredeyse tişört bile fazla gelirken 50 metre sonra üzerimize mont giymemize rağmen üşüdüğümüz oluyordu. 1 kilometre içerisinde 4 5 kez mont giyip çıkarmak zorunda kaldık.

 

Yolumuz bu sefer de Dodo Beach tarafına düştü. Tabi ki bizim asıl ilgimizi çeken oradaki beach değil, Panormus Kaya Mezarları.  Bir çok antik yerde olduğu gibi Likyalılara ait olduğu düşünülen bu kaya mezarlarına da fırçalar ile isimler yazılmış.

 

Kaya mezarları, araç yolunun da hemen üst tarafında. Oldukça kısa bir tırmanıştan ki, bu göz korkutmasın gerçekten çok az bir tırmanış mezarlara ulaşabiliyorsunuz. Kimisinin içine girip kayalardan oyulmuş merdivenler ile üst tarafa çıkmak mümkün. Buradan da oldukça güzel bir manzaraya tanıklık etmiş oluyorsunuz.

 

Sıra Küdür gezisi için niye acele ettiğime geldi. Yazının içerisinde de söylediğim gibi Küdür yarımadası 1.derece doğal ve arkeolojik sit alanı. İdi. Değirmenburnu, Karaada, Pedasa antik kenti gibi Küdür yarımadasınında Sit dereceleri 2. Ve 3. Derece olarak değiştirildi. Bu da günübirlik faaliyet, restoran yapılabilmesi demek. Ve imara açılması ile birlikte bu doğal güzellikler maalesef  kaybolup, oteller ve evler ile dolacak. Dolayısı ile yeni yollar yapılacak, dükkanlar açılacak, toprak kazılacak, elektrik,su,atık sistemleri için inşaatlar yapılacak. Bir çok yerde olduğu gibi doğa yine rant için katledilecek.

 

Hiç ümidim yok ama umarım bu sefer yanlıştan erken dönülür ve Küdür yarımadası doğal olarak kalmaya devam eder.