Bu ay ki rotamızı yine İzmit’e çevirdik. Sapanca gölü ve Kartepe arasında kalan muhteşem bir yer. Maşukiye.

 

İstanbul’a 120 Km . mesafede olan Maşukiye her öğün yemek yemek için gayet uygun bir yer. Biz kahvaltıya gittiğimiz için sabah saatlerinde Kadıköy’den aracımız ile yola koyulduk. TEM otoyolunu kullanıp, İzmit-Doğu gişelerinden çıktık.  Adapazarı yönüne doğru gidip Sapanca ayrımından çıktıktan sonra 7-8 km sonra Maşukiye’ye varmış oluyoruz.

 

Son nüfus sayımında 6500 nüfuslu olan Maşukiyenin kuruluşu resmi kaynaklarda 1864 yılı olarak görülüyor. Ama bizim için ayrı bir önem taşıyan olayı da Kurtuluş savaşı kahramanlarından Orgeneral Hasan Atakan’ın kızı Maşukiye doğumlu Leyla Atakan Ülkemizin ilk kadın belediye başkanlarından birisi olmasıdır.

 

Maşukiye’ye varmamız ile birlikte , 1 saatlik yol ile karnımızın ne kadar acıkmış olduğunu fark ettik. İstanbul dışında yaptığımız kahvaltıları genelde bitiremiyorduk, bu kez bitirmeyi düşünsek de arkası arkasına gelen tabaklar ile yine bitiremeyeceğimizi anladık.

 

Ağaçlar altında ve her bir yandan akan sular ile birlikte kahvaltımızı ne kadar uzun süre yaptıysak, yakınlarda ki masamıza giden rakı ve balıklar ile artık kahvaltımızı bitmesine karar verdik.

 

Önce kahvaltı yaptığımız yeri gezmeye başladık. Mekanın girişinde akan su ile herkes poz verirken, aslında mekanın içinde de her yerden su aktığını görebildik. Öylesine güzel bir görüntü olmuş ki, bir ağacın ikiye ayrılmış kollarının arasından su akması gerçekten harika bir görüntü oluyor.

 

Aracımızı otoparkta bırakıp , yürüyerek gezmeye başlıyoruz. Tüm mekanlar ağaçlar altında ve hepsinin içinden akan sular mevcut. Hatta ayakları suyun içerisinde öğle yemeği yiyen bir çift de mevcuttu. Kendileri fotoğraf karesinde bulunmak istemese de, sofralarını çekmemiz için bize yardımcı oldular.

 

Yukarıya doğru yürüdükçe sağımızda ve solumuzda bir çok mekan gördük. Dış görünüşleri ise hepsi birbirinden güzel. Her birisini deneyemesek de muhtemelen her biri gerçekten çok lezzetli.

 

Dört mevsim sabah, öğlen ve akşam yemekleri için oldukça ideal, İstanbul’a yakınlığı ve fiyat olarak da gayet makul olmasıyla Maşukiye gerçekten hemen yanı başımızda adeta bir cennet.