Bu ay ki yazımda sizlere bir şehir, bir ilçe ya da bir belde’den değil, 500 metrelik bir sahili olan küçük bir koydan bahsedeceğim.

 

Nereden mi? Bodrum’a 16 km uzaklıkta, Bodrum’dan ya da Turgutreis’den dolmuşlar ile ulaşımın çok rahat olduğu, günü birlik tekne turlarının uğrak yerlerinden biri olan, benim içinde Bodrum civarında denize girilebilecek en güzel yerlerin başında gelen Karaincir’den.

 

Hem evime yakın olduğu için, hem de gerçekten harika bir denizi olduğu için genellikle plaj olarak Karaincir’i tercih ediyorum. Hava rüzgarlıda olsa, hatta dalgalar yüzünden tekne turlarının yapılmadığı günlerde bile burada çarşaf gibi bir deniz ile karşılaşıyorsunuz.

 

Karaincir koyu içerisinde şezlonglarından, kabinlerinden faydalanabileceğiniz, yemek yiyip bir şeyler içebileceğiniz bir çok tesis bulunuyor. İlk akla gelenin aksine, Karaincir’de ki tesisler Bodrum’un diğer beachlerinden çok farklı. İçeri girebilmek için yüklü miktarda para verip yiyecek içeceğe de aşırı fazla para ödenmesine gerek yok.

 

Hemen hemen tüm tesislerde geçerli olan şöyle bir kural var. Ya şezlong şemsiye parası olarak 20 TL ödersiniz, ya da müessesemizde 20 TL ‘lik yemek ya da içecek alırsınız. Ben şimdiye kadar şezlong parası vermedim. Daime 2. Seçeneği kullanıyorum. İstanbul Caddebostan’da ki plaja İstanbul kart ile 17 TL’ye giriş yapılıyorsa, kat be kat daha temiz bir denizde bu fiyatlar gerçekten çok uygun.

 

Yine Bodrum plajları denince insanın aklına düşen “Lahmacun” olayı buralarda geçerli değil. Biranın 12, kolanın 6, su ve çayın 3 lira olduğu tesislerde ortalama bir tabak yemekte 10 ila 15 lira arasında. Eğer ki hiç para ödemek istemiyorsanız halk plajı da mevcut. Burada Bodrum Belediyesinin ücretsiz şezlonglarından faydalanabiliyorsunuz. Tabi  yer bulabilmek için uykudan biraz fedakarlık edip biraz erken gitmek gerekiyor.

 

Koy’u hem gezip hem de farklı yerlerden fotoğraf çekebilmek için koy’un uç taraflarına doğru gitmeye karar verdim. Her ne kadar yabani otlar arasında bu küçük turun şort ve terlikle yapılmaması gerektiğini bilsem de, acıya biraz katlanıp bu güzel denizi biraz daha farklı görmek istedim. Artık insanların çok az geçtiği yerlerden geçerken gözüme yerlerde alakasız çöpler çarpmaya başladı. Biberon, emzik, kulak temizleme çöpü (kutusuyla), çorap… Tamam, belki doğaya pek saygımız yok bir çok  plajda çöplerimizi bırakıyoruz ama böylelerini ilk defa görüyordum.

 

Fotoğrafları çekip tekrar plaja döndükten sonra bu anlam veremediğim çöpleri orada çalışan kişilere sordum. “Biraz daha ilerleseydin sorunun cevabını kendi gözlerin ile görürdün “dediler. Meğerse Kos adasına gitmeye çalışan Suriyeli mültecilerin yola çıktıkları noktalardan bir tanesiymiş. “Umuda yolculuk” adı altında çoluk, çocuk, kadın, ihtiyar demeden büyük bir tehlike altında buradan yola koyuluyorlarmış. Ve maalesef hemen hemen her gün kötü haberleri ile yüzleşiyoruz…

 

Yazımın başında da söylemiş olduğum gibi Karaincir Bodrum civarının en güzel denizine sahip bir koy. Uygun fiyatlarıyla, tertemiz denizi ile oldukça ideal bir yer. Güneş batmaya yakın sessiz sakin kalan Karaincir’e mutlaka uğramanızı tavsiye ediyorum.