Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Fırtınalar

Son yıllarda ülkemizin hemen her yerinde hiç alışık olmadığımız fırtınalar yaşıyoruz. Bu şiddetli  yağmurlar, dolular, hortumlar hepimizi oldukça zor duruma düşürmekte. Böylesine doğa olaylarında her ne kadar elimiz kolumuz bağlı kalıyor olsak da, fazla zarar görmemize yine insan faktörü etkili oluyor.

Şu an yaşadığım yerden biliyorum, bilinçsiz yapılaşma şiddetli yağmurlardan sonra sel olarak karşımıza çıkıyor. Eskiden toprak olan yerlere oteller, tatil köyleri, evler yapıldığı için suyu emecek bir alan kalmadığından sular da birikerek aşağıya doğru akmaya çalışıyor. Tabi bu sırada önüne ne çıkarsa alıp götürüyor.

Geçtiğimiz Eylül ayında belki de ilk defa olarak ülkemizde tropik bir fırtına uyarısı yapıldı. Ege bölgesi ve orta Akdeniz’de saatteki hızı 120 Km olan rüzgarlar olması bekleniyordu. Böyle bir fırtınaya daha evvel tanık olmayan bizler birkaç öncesinden hazırlanmaya başladık. Belediye sürekli anonslar yaparak dışarı çıkılmaması uyarısında bulunup, şiddetli rüzgar yüzünden uçabilecek olan eşyaların güvenliğinin alınmasını söylüyorlardı. Kaymakamlıkta afet ve acil durum toplantıları yapıldı. Bizde Muğla 911 Arama  Kurtarma derneği olarak tüm ekipmanlarımızla olası bir durum karşısında hazır bekliyorduk. Bir ihtimal fırtınanın yön değiştirip gücünü azaltarak yukarı doğru çıkma durumu vardı ki bu olay gerçekleşti. Yağmur bile yağmayıp günlük güneşlik bir gün geçirdiğimiz fırtınanın en şiddetli günü, Ege bölgesini teğet geçerek Marmara bölgesine ilerledi.

Küresel ısınmanın etkisiyle birlikte bundan böyle bu tarz fırtınalar, kasırgalar maalesef olmaya devam edecek. Bu yazıyı yazdığım sırada birkaç gün evvel Antalya’da hortum olmuş, otobüsler devrilmiş, Bodrum’da çok şiddetli fırtına ve yağmur sonrası oluşan sel taşkınında 2 kişi yaşamını yitirdi. Ve önümüzdeki günler içinde uyarılar devam ediyor.

Dünya genelinde saniyede 50 ila 100 arası şimşek çakar. Bunun ancak 5’te 1’i yıldırım olup yeryüzüne düşmektedir. Bu da bir günde neredeyse bir buçuk milyon yıldırım demek. Ve dünya genelinde bir yılda ortalama 24bin kişi yıldırım çarpması sonucu hayatını kaybetmektedir. Küresel ısınma devam ederse 2100 yılında yıldırım düşmeleri  %50 oranında artacakmış. Bu da kasırgaların 10 kat artması demek oluyormuş.

Bol fırtınalı gelecek, geleceğimizi bekler…