Fotoğrafçı bir arkadaşımın sosyal paylaşım sitelerinden birisine yüklediği fotoğraf ile bu ay ki rotamı belirlemiş oldum. Şayet bir fotoğrafta iskele ve sandal varsa  oraya gitmem için gerekli sebebin yarısını bulmuş oluyorum.

 

Hem bu vesile ile hem de Sapanca gölüne bir de diğer taraftan bakmak üzere güneşli bir havada Eşme’ye doğru yola çıktım. O gün bana eşlik edecek olan arkadaşımı almak için Körfez çıkışına kadar Otobandan gittim. Arkadaşımı aldıktan sonra yolumuza E-5 üzerinden devam ettik.

 

Eşme tabelasını görüp sahile gidince karşımıza ilk olarak gölün yanına kurulmuş park çıktı. Aracımız ile biraz dolaştıktan sonra parkın içinden göl kenarına gittik. Parkın bitimi ile birlikte sazlıklar çıktı karşımıza.

 

Sazlıkların arasında kayıklar vardı fakat iskele göremiyorduk. Daha da ileriye gidebilecek bir noktada değildik. Demek ki asıl görmemiz gereken yer parkın diğer tarafı diye düşündükten sonra tekrar oraya doğru yola koyulduk.

 

Sağ yanımızda göl sol yanımızda yazlık evlerle birlikte ilk iskelemize ulaşmıştık. Üzeri sökülmüş ve sadece iskeleti kalmış demir iskele ve yanında kayıkla bize güzel poz veriyordu.

 

Fotoğraflarımızı çekerken yolun hemen üst tarafında bulunan ahşap banklarda da yanımızda getirdiğimiz börek , kek ve meyve suyumuzla ufak bir piknik havası yaşıyorduk.

 

Geldiğimiz yöne doğru sazlıklar arasında ufak bir boşluk fark ettik. Tekrar o tarafa doğru yürüdüğümüzde bu sefer ahşap bir iskele tekrar yanında kayıkla bizi bekliyordu. Bir çok açıdan fotoğrafladığımız iskelenin fazla ıslanmış olduğundan dolayı sağlamlığına güvenemeyip üzerine çıkıp fotoğraf çekemedik.

 

Yürüyüşümüze devam ettikçe genelde yazlıkçıların kendileri için yaptırdığı özel iskeleler mevcuttu. Hepsinin en büyük özelliği ise sazlıklar arasından çıkıyor olmalarıydı.

 

Fotoğraf çekmek ile fazlasıyla oyalandığımız halde kısa bir sürede tüm Eşme sahilini gezmiş olduk. Sapanca gibi büyük bir yer bekleyerek gitmiştim. Oysa ki genelde yazlıkçıların bulunduğu küçük bir sahil köyü çıktı karşımıza. İskele dışında fotoğraflayacak fazlaca bir şey bulamadık. Ama yine de bizim için en keyifli yanı, göl kenarında yapılan minik piknik, ve oraya kadar gitmişken biraz daha yol alıp Adapazarı’na gidip meşhur ıslama köfte yemekti…