Evosangels ile bu ay ki gezimizi Çubuk Gölü’ne yapıyoruz.  Bir gezi sonrası uğrayıp, Nisan 2012 sayımızda 2 paragraf yazı yazdığım Çubuk Gölü’ne, yine bir gezi sonrası uğrayıp ama bu sefer ana yazı yazmak için tekrar uğradık.  İlk gezimiz Kışa, ikinci gezimiz ise Sonbahar’a denk geldiği için her iki gezi de çekmiş olduğum fotoğrafları karma olarak seçtim.

 

İstanbul’a 250 Km. uzaklıkta olan Çubuk Gölü, Göynük’e ise uzaklığı 12 Km. dir.  Fakat bu 12 km’lik yol dar ve virajlı olduğunda tahmin edilenden biraz daha uzun sürmekte.  Özellikle hafta sonları tur otobüsleri ile karşı karşıya gelmek bir hayli mümkün.

 

Çubuk Gölü, deniz seviyesinden 1150 metre yüksekte. Sazan ve alabalıkları olta ile yakalamanın serbest olduğu göl, 15 hektar genişliğinde ve ortalama 13 metre derinliğinde.  Kış aylarında havaların soğuması ve kar yağışı ile birlikte göl buz tutuyor.

 

Gölün bir yanında Çubuk köyü, diğer yanında “Rüzgarlı Bahçe” dizisi için hazırlanmış yel değirmenleri bulunuyor.  Dizi tutmayıp yayından kaldırılınca yel değirmenleri de burada hatıra olarak kalmış.

 

Çubuk Gölü, gerçekten doğa harikası bir yer. Dört mevsim farklı görseller sunuyor. Henüz fazlaca keşfedilmediği için yeme-içme  ve konaklama için uygun yer yok. Daha çok piknik tarzı bir ortam olduğu için tedarikli gitmekte fayda var.

 

Çubuk Gölü mutlaka görülmesi bir yer. Fakat tüm bir günü ayırmak için oldukça küçük. Benim tavsiyem önce Göynük’e uğranıp, her yerde yiyemeyeceğiniz yöresel yemekler ile güzelce karnınızı doyurup, yediklerinizi hazmetmek için Zafer Kulesini gezip oradan da Çubuk Gölü’nü ziyaret etmenizdir. Hatta yaz aylarında gezme vaktimiz biraz daha fazla olduğu için bu programa ayrıca Taraklı’da kolaylıkla eklenebilir.