Bodrum’da bu sezon biraz geç açıldı. Buna da şükür. Çünkü bahsettiğim sezon tatil sezonu değil yangın sezonu. Hemen hemen her hafta birkaç bölgeden yangın ihbarları geliyor. Hele ki hava biraz rüzgarlı ise çok kısa zaman içerisinde alevler her yeri kaplayabiliyor.

 

Yangınlar doğal yollardan çıksa da, genel olarak insani kaynaklı oluyor. Özellikle sosyal medyada yangın ile ilgili haber ve fotoğraf paylaştığımız vakit genelde “Birileri bilerek yakıyor, kesin bu yanan yere seneye villalar, oteller yapılır” tarzı yorumlar alıyoruz. Ama bilmedikleri şu var ki, belki de bu tarz yorum yazan kişi farkında olmadan yangına sebebiyet vermiş olabilir.

 

Çünkü insan faktörlü yangınlarının hemen hemen hepsi dikkatsizlik sonucu çıkıyor. Buna vereceğimiz en önemli örneklerden bir tanesi sigara. Araba kullanırken içilen sigara, araçta  koku yapmasın diye araç küllüğüne söndürülmek yerine hızla giderken camdan atılıyor.  Henüz sönmeden atıldığı için rüzgarın da etkisiyle yol kenarlarında bulunan makilik alanlarda yangının başlamasına sebebiyet veriyor. Ya da bir hafta sonu aile veya arkadaşlar ile birlikte güneşten korunmak için mesire alanında ağaçların altında piknik yapılıyor. Mangallar yakılıyor, yemekler yeniyor. Mangal her ne kadar dikkatli yakılmış olsa da, sıra toplanmaya geldiği vakit ateş’in söndüğü düşünülerek köz haline gelen kömür yere dökülüyor. Mangalı ilk yaparken ateşin kuvvetlenmesi için yellediğimiz kömür, rüzgar çıkması ile aynı şekilde köz’ün de ateşini kuvvetlendiriyor. Ve rüzgarın devam etmesi ile birlikte bir anda kuru olan tüm çalı çırpıyı yakıp, yangının başlamasına sebep olabiliyor.

 

Yangınların başlaması  için sadece ateşi olan sigara ya da mangal köz’ü gerekmiyor. İçilip yerlere atılan tüm cam içecekler yangın çıkması için bir sebeptir. Bir çoğumuz ilk okul çağlarında öğrenmiş ve denemişizdir. Özellikle yaz aylarında güneş’in en dik geldiği saatlerde bir büyüteç ile kağıt yakmışızdır. Doğa da kırılıp atılan camlar da mercek etkisi ile güneş’in sürekli aynı noktaya gelmesi ile birlikte kuru dalları, otları ateş’e verip yangın çıkartabiliyor.

 

Dolayısı ile görebiliyoruz ki, biraz cehalet ile herkes yangın çıkartma potansiyeline sahip olabiliyor. ” Peki hepsi mi cehalet ile çıkıyor, hiç mi art niyetle çıkmıyor?” diye sorarsanız, maalesef art niyetle de çıkıyor diyebilirim. Çünkü her sene 10’larca belki de 100’lerce yangına anında müdahale edip yangını kontrol alan yangın söndürme uçak ve helikopterleri 30 Ekim tarihine kadar bu bölgelerde görev yapıp bu tarihten itibaren farklı bölgelere göreve gidiyorlar. Ve ne hikmetse her sene 1 kasım’da turistlik bölgelerin bir çoğunda aynı anda yangın çıkıyor. Ve basında haberlerde çıktığı üzere bu tarihlerden sonra doğada çeşitli yerlerde tahta üzerine yerleştirilmiş büyüteçler ile yangın çıkarma düzenekleri bulunuyor.

 

Tatil sezonu başlamadan evvel Bodrum kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi destekleri ile Decathlon sponsorluğunda Muğla 911 Arama ve Kurtarma Derneği, Deniz Temiz Derneği TURMEPA, TEMA, Karia Rotary Kulübü, Kent Konseyi, Bodrum Yarımadası Kültür ve Çevresinin Koruma Derneği, Gümüşlük Çocuk Müzeleri Derneği  ve  farklı okulların katılımı ile Yalıkavak mahallesi Küdür yarımadasında çevre temizliği yapıldı. Dergimizin 2016 Aralık sayısında Küdür’ü yazmıştım. Küdür, Akdeniz foku ve birçok deniz canlısının üreme ve yaşam alanı. Ve henüz daha sezon başlamamış olmasına rağmen çocuklar buradan 10’larca torba çöp topladı. Çocuklara çevre bilinci aşılamak için yapılan bu tarz organizasyonlar aslında büyükler için yapılmalı. Çünkü karışımıza çıkan çöplerden anlaşıldığı üzere bu çöpleri buralara bırakanlar birer yetişkin.

 

Ve bu çöpler doğal yaşamı bitirdiği gibi yangın çıkması için de çok büyük etken. Ve evet geçtiğimiz günlerde Küdür’de çok büyük bir yangın daha çıktı. Makilik alanda çıkan bu yangınları haberlerde izlediğimiz zaman can kaybı olmadığına dair bilgiler duyuyoruz. Fakat maalesef doğada kendi halinde yaşayan bir çok canlı bu yangınlarda telef oluyor.