Bu ay ki sayımızda Bodrum ile özleşen yel değirmenlerinden bahsedeceğim. Bodrum’a özgü olmasalar da Bodrum’un süsü olmuş, Bodrum dendiğinde kale ve antik tiyatro’dan  sonra belki de  ilk akla gelen yapılardır. Bodrum merkeze yakınlığından dolayı en bilinen Gümbet’te bulunanlar olsa da,  Turgutreis, Gümüşlük, Yalıkavak ve ortakent’te de yel değirmenleri bulunmaktadır.

 

Farklı yerlerde ve farklı sayılarda da olsa tek ortak özellikleri hemen hemen hepsinin bakımsızlıktan yıkılmak üzere olduklarıdır. Yazıyı hazırlamak için internetten araştırma yaparken, 2000 yılından evvel de benzer yazılara denk gelip, o gün bu gün hiçbir şeyin değişmediğine tanık oldum. O yıllardaki görüntüyü kendi gözümle görmesem de, şu anki halleri zaten her şeyi anlatıyor.

 

1800’lü yıllarda inşa edildiği sanılan değirmenler 1970’li yılların sonuna kadar kullanılmış. Daha sonraları rüzgar gücü yerine motor gücü tercih edilmeye başlanılmış.  Ve o tarihlerden günümüze kadar gün geçtikçe dayanaklılığını kaybetmiş. Ve zamanla ufak ufak yıkılmaya başlamış. 21 Temmuz 2017’de yaşanan 6.3’lük Bodrum depreminde Gümbet’te bulunan yel değirmenlerinden ikisi kısmen yıkılırken diğerlerinde de çatlamalar ve dökülmeler olmuş.

 

Özellikle Gümbet’te bulunanlar hem merkeze yakınlığından hem de, kolay ulaşıldığından dolayı biraz daha fazla hasar görmüş. Sağlam kalanlarında kapıları açık ve içi tuvalet olarak kullanılıyor. Bir çoğunun içinde ve dışında boyalar ile yazılar yazılmış. Diğer bölgelerdekiler Gümbettekilere nazaran biraz daha bakımlı. Hatta Gümüşlükte bulunanlardan bir tanesi restore edilmiş ve orada yaşayan var.

 

Yel değirmenlerinin bakımsızlığı bir çok kez yazılmış ve tahminimce bir çok kez daha yazılmaya devam edecek. Yıllardır konu ile ilgili her yazı yazan Bodrum’a yatırım yapan işadamlarından, milyon dolarlık oteller yapanlardan medet umarak restore edilmelerini hayal etmişler. Bizler yine de hayal etmeye devam edelim.

Sağlıcakla kalın.