Bu ay ki yazımda, biraz değişiklik yaparak bir nehirden bahsedeceğim.  Kış aylarında annemin bir tur ile geziye gidip, dönüşünde büyük keyif alıp, mutlaka görmem gerektiğini söyleyince programıma aldım. Henüz yaz gelmeden, bahar aylarında gitmeyi planlasam da, vakitsizlikten ancak yeni sıra geldi. Dolayısı ile sonbaharda tekrar gidip yazının ikinci bölümü olarak yerleşim birimini daha detaylı yazmayı düşünüyorum.

 

Bu kısa açıklamadan sonra artık nereden bahsettiğimi açıklayabilirim. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı 29 mahallesinden biri olan Akyaka. Ve Akyaka’nın içinde bulunan bir tatlı su nehri olan Azmak Nehri.

 

İstanbul’dan Bodrum’a ziyaretime gelen dostlarım ile birlikte Akyaka’yı gezmeye karar verdik. Turgutreis’ten yola çıkarak yaklaşık 2 saat sonra Akyaka’ya varmış olduk. Meşhur balık ekmek ile karnımızı doyurduktan sonra bir an evvel Azmak nehrini gezmek istedik.

 

Gezi için Kişi başı 8 TL olan ve yaklaşık 10-12 kişi kapasiteli gezi tekneleri  mevcut. Dilerseniz küçük bir pazarlık ile gezi teknelerini bireysel olarak da kiralayabilirsiniz. Teknelerin hareket ettiği barınaktan tam olarak nereye gideceğimizi kestiremiyoruz. Nehrin yanındaki sazlıklar o kadar yüksek ki, tekneler aralarında kayboluyor.

 

Barınaktan hareket edip, köprünün altından geçtikten sonra hem tekneyi kullanan hem de bize tur rehberliği yapan arkadaş sayesinde yola koyuluyoruz. Su o kadar temiz ve o kadar berrak ki, bir müddet sonra derinliği anlamamaya başlıyoruz. Kimi yerde yemyeşil bir dip karşımıza çıkarken, kimi yerde de masmavi oluyor.

 

Bir tarafı yüksek sazlıklar ile dolu olan nehrin, diğer tarafında da lokantalar mevcut. Bazı lokantalarda birkaç masa suyun içine konulmuş. Ve hemen yanlarında yüzen ördekler mevcut. Ördeklere bakarken suyun içerisinde de oldukça büyük balıklar görüyoruz. Rehberimiz balıkların Levrek olduğunu söylüyor. Ayrıca nehirde, sazlıkların arasında su samuru ve su tavuğu da oluyormuş.

 

Yaklaşık 15 dakika gidiş, 15 dakika dönüş olmak üzere 30 dakikalık bir geziden sonra bir tur daha atmayı istiyoruz. Çünkü fotoğraf çekme uğruna bir çok güzelliği kaçırmış olduğumu söylüyorlar. 2. Turda fotoğraf çekmeyip sadece etrafı inceliyorum. Ve suya girmemek için kendimi zor tutuyorum.

 

Rehberimizin söylediğine göre suyun derinliği kimi yerlerde 1mt, kimi yerlerde ise 8 mt imiş. Suyun soğukluğu ise 4 ila 8 derece arasında oluyormuş. O yüzden girmemizi hiç tavsiye etmedi. Zaten daha sonra  suyun içerisindeki masalardan birisinde oturup yemek yemek istedik, 10 saniye sonra ayaklarımızı hissedemez hale geldik. Bu yüzden yüzmek için suya girmemekle iyi ettiğimizi düşünüyorum.

 

%60’ının sodalı olduğunu söyledikleri  Azmak nehri, eskiden kadınların burada çamaşır yıkamasından dolayı Kadın Azmağı olarak da adlandırılmış. Gökova körfezinden  denize akan nehir sualtı faunası ve etrafındaki Akyaka’ya has mimarisi ile adeta bizleri büyülüyor. Nehirde gezmekten öylesine keyif aldık ki, tur rehberimize rica ederek bizi akşam yemek yediğimiz yerden alıp, nehri bir de gece gezdirmesini istedik. Gecesi de gündüz gibi muhteşem görünüyordu.

 

Sanırım Akyaka’ya gidip tekne turu yapmamak imkansız gibi. Ne kadar anlatılsa da, ne kadar fotoğraflansa da canlı görmek gibisi yok. Henüz fazlaca bilinmeyen, fazlaca bozulmayan bu nehri mutlaka ziyaret etmelisiniz.