İstanbul’dan ayrılıp Bodrum’a yerleştikten sonra bir çok farklı organizasyonlarda fotoğrafçı olarak çalıştım. Bunların içinde yelken yarışlarından uçurtma festivallerine, Enduro yarışlarından Deve güreşlerine , müzik festivallerinden kite yarışlarına kadar bir çok farklı organizasyonlar mevcuttu. Fakat benim için en ilginci 19-22 Ekim tarihleri arasında yapılan Bodrum Açık Deniz Sportif Olta Balıkçılığı Turnuvası oldu.

 

Üyesi olduğum Halikarnas Bofsad Bodrum Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği turnuvanın fotoğraf sponsoru olduğu için dernekten 3 arkadaş turnuvayı fotoğraflamak için sözleştik. Ve ilk olarak Cuma öğleden sonra Milta Marine Yatch Club Jazz Bar’da yarışmacıların ve hakemlerin de katıldığı brifinge gittik. O an’a kadar olta balıkçılığı deyince aklıma Galata köprüsünde ya da boğaz ‘da insanların olta ile tuttuğu balıklar geliyordu. Tabi ki benzeri buralarda da mevcut. Özellikle sonbahar ve kış aylarında hafta sonları hemen hemen her iskelenin üstünde taburesinin üzerine oturup denize oltasını atmış insanları görmek mümkün. Hatta bazen bunlardan biriside ben oluyorum. Gerçi benimki balık tutmaktan çok balıkları beslemek gibi oluyor. Bütün yemi yiyorlar ama ben hiç tutamıyorum.

 

Brifing’in başlamasını beklerken “Balıklar geldi”diye bir ses duydum. Fotoğraf çekme amacı ile o tarafa doğru yöneldiğimde bir kamyonetin üstünde onlarca buzlu kasaların içinde balıklar vardı. Tekne sahipleri yem için 3’er 4’er kasa bu balıklardan alıyorlardı. Fakat küçük bir sorun vardı. Daha evvel benim Galata köprüsünde, Boğazda yakalanan balıklar zaten bu boydalardı. Biz ne yakalayacaktık acaba?

 

Brifing başlayıp talimatları dinledikten sonra ekranda geçen seneki turnuvadan görüntüler gösterdikleri vakit benim ancak belgesel kanallarında denk geldiğim şekilde bir balık tutma turnuvası olduğunu anladım.  Tutulması istenilen balıklar Orkinos, Akya, Lambuka, Zargana azmanı gibi oldukça iri balıklarmış.

 

Cumartesi ve Pazar günü olarak 2 gün sürecek turnuva Gökova körfezinde gerçekleşecekti. Yavaş tekneler sabah saat 06:00’da hızlı tekneler ise 07:00’de start alacaklardı. Biz 3 fotoğrafçı arkadaş farklı teknelere dağıldık. Ben hakem teknesinde olacaktım. Bunun da iyi yanı Gökova körfezinde yarışan tüm teknelere defalarca uğrayıp, eğer bir tekne büyük bir balıkla mücadele veriyorsa telsizden anons ettiği için bir tek biz yaklaşabilecektik.

 

Bu yıl 9.sı gerçekleştirilen Bodrum Uluslararası Sportif Balıkçılık Turnuvasının 53 balıkçı teknesi ve 250 katılımcısı gün henüz ağarmadan  Bodrum kalesi önünde start verilmesini bekliyorlardı. Benim içinde bulunduğum tekne Axopar 37, 2 tane 300 beygirlik motoru bulunan 12 metrelik bir tekne. Ben teknenin dışına çıkıp önde kendime güzel bir yer seçtikten sonra ve startı’da bizim tekne vereceği için hazır ve nazır beklemeye koyuldum. Tabi havanın henüz iyice aydınlanmamasından dolayı fotoğraf çekmek biraz güç oluyordu. Ve start’ın verilmesi ile birlikte tüm tekneler büyük bir hızla evet gerçekten büyük bir hızla çarşaf gibi denizin üstünde ilerlemeye başladılar. Hem düşük ışıkta hem de  50 knot hızla denizin üzerinde ilerlerken fotoğraf çekmek gerçekten çok güçtü.

 

Tekneler Gökova körfezinde kendi belirledikleri yerlere giderken bizde tüm tekneleri geze geze dolaşıp fotoğraf çekiyorduk. Ara sıra telsizden gelen anonslar ile yarışmacıların çeşitli balıkları yakaladığı haberleri de geliyordu. Fakat bazı anonslarda yarışmacılar balık yakaladıklarını, balıkların cinsini ve kilosunu söyledikten sonra balığı tekrar denize saldıklarını bildiriyorlardı. Çünkü takvim yasağında olan Mavi kanat orkinos, kılıç gibi ve de avlanması yasak olan Lagos, orfoz gibi balıkların çevre bilinci ile yakalandığı takdirde görüntüyü kayıt altına alıp sonrasında tekrar güvenli bir şekilde suya bırakıyorlardı. Ve bu yaptıklarından dolayı da yarışmacılar puan alıp finalde ödül kazanacaklardı.

 

2.gün tekrar gün doğumu ile beraber bütün tekneler yine büyük bir hızla start aldılar. Aralarında Türkiye’de ilk kez kadınlar takımının da bulunduğu yarışmacılar yine Gökova körfezinin farklı yerlerinde balık tutmaya başladılar. İlk gün 17.00’de biten yarışma ikinci gün 15.00’de son bulacaktı. Bu yüzden biz de bir an evvel tüm tekneleri dolaşmaya başladık. Yine anonslar geliyor ve kimi tekne yakala-bırak yaptığını söylüyor kimi tekne tuttuğu balığın cinsini ve kilosunu bildiriyordu.

 

Verilen süre dolup karaya çıktıktan sonra tekneler tuttukları balıkları Marina Yatch Club’da kurulan tartıya getirdiler. Yakalanan bütün büyük balıklar konukların önünde tartıldı. Ve bundan sonra hakemlerimiz Haluk Tepe ve Dr.Serdar Günseren’in hummalı çalışması ile ödül alacak yarışmacılar belli oldu.

 

Keyif dolu geçen bir hafta sonundan sonra En büyük balık kategorisinde Arsima teknesi ile Necmettin Yay ve ekibi, Yakala ve Bırak özel ödülünü  Grapsola teknesi ile Alp Kırşan ve ekibi, Toplamda birinciliği ise Barbarossa teknesi ile Adem Özer ve ekibi kazandılar.

 

Halikarnas Bofsad ekibi olarak sponsor ödülümüzü aldıktan sonra tüm ödül törenini de fotoğrafladık. Ödül töreni bittikten sonra yarışmacılar ile birlikte Marina Yatch Club’un yetenekli aşçılarının sunumu ile yakalanan balıklardan güzel bir ziyafet çektik.